Günümüzde her alanda hızlı bir teknolojik gelişme yaşanmakta ve bu gelişim sonucunda üretilen ileri teknoloji ürünler insanlığın hizmetine sunulmaktadır. Gelişen teknolojiyle birlikte günlük yaşantımız her geçen gün biraz daha Elektromagnetik (EM) Alanlara bağımlı hale gelmektedir. Evlerimizde kullandığımız tüm elektrikli cihazlardan (TV ve Bilgisayar Monitörü, Saç Kurutma Makinası, Elektrikli Traş Makinası, Mikrodalga Fırın, Ütü, vs.) cep telefonlarına kadar her şey EM alanlardan kaynaklı radyasyon yaratmaktadır. Söz konusu radyasyonun insan sağlığını etkileyip etkilemediği bilim çevrelerinde hala tartışma konusu olmakta ve bu konu üzerindeki bilimsel araştırmalar dünyada ve Türkiye'de devam etmektedir.
    
Baz istasyonlar niçin kurulmaktadır?
Baz istasyonları, gerekli görülen yerleşim birimlerinde, mobil telefonlarla (cep telefonu) haberleşmeye yönelik kapsama alanı sağlanabilmesi amacıyla kurulmaktadır. Baz istasyonların kapsama alanına girmeyen bölgelerde mobil telefonlarla konuşmak mümkün olmamaktadır.

    
Baz istasyonlar nerelere kurulabilir?
Baz istasyonları teknik özellikleri gereği hücresel yapıda olduğundan şehir içlerinde düşük çıkış güçlerinde, kapsama yapılması gereken yerlere Yönetmelik hükümlerine uyulması kaydıyla kurulabilmektedir.

    
Baz istasyonları nükleer radyasyona neden olur mu? Bu radyasyon canlılar üzerinde nükleer radyasyona benzer etkiler yapar mı?
Nükleer radyasyon, yüksek enerjili fotonların yol açtığı iyonlaştırıcı radyasyondur. Baz istasyonlarının neden oldukları ışınım iyonlaştırıcı olmayan radyasyon sınıfında olup baz istasyonları nükleer radyasyona neden olmazlar. İyonlaştırıcı radyasyon bölgesindeki dalgaların frekansları baz istasyonlarının çalışma frekanslarından yaklaşık milyon kere daha yüksektir.

    
Mobil telefonlar ve baz istasyonlarından yayılan elektromanyetik dalgaların kanser yaptığı yönünde tekrarlanmış herhangi bir kanıt var mıdır?
İyonlaştırıcı radyasyonun hücrelerin genetik malzemesini (DNA) etkileyerek mutasyon ve kansere yol açtığı bilinmekle birlikte, RF dalgaların benzer etkiler yaptığı kanıtlanmamıştır. Son yıllarda cep telefonlarının özellikle beyin tümörlerini arttırıp arttırmadığı konusu gündeme gelmiş, ancak bugüne kadar yapılan incelemelerde cep telefonu kullanımının kansere yol açtığını gösterecek kesin deliller bulunamamıştır. Son olarak A.B.D. ve Danimarka’da yapılan ayrıntılı çalışmalar cep telefonu kullanımının beyin tümörü riskini arttırmadığını açıkça ortaya koymuştur. Öte yandan bugüne kadar yapılan çalışmalar, cep telefonu teknolojisiyle kanser arasında kesinlikle bir ilişki yoktur demek için yetersizdir. Bu nedenle, başta Dünya Sağlık Örgütü (WHO) olmak üzere çeşitli kuruluşlar bu konuda daha kapsamlı çalışmalar başlatmışlardır. Bu çalışmaların sonuçlarının önümüzdeki yıllarda alınması beklenmektedir.

    
Mobil telefonlar ve baz istasyonlarından yayılan elektromanyetik dalgalar düşük doğum ya da sakat doğuma neden olurlar mı?
Bütün vücudun ısınmasına yol açacak derecede RF dalgaların etkisinde kalmak düşük doğum ve sakat doğuma neden olabilir. Ancak mobil telefonlar ve baz istasyonu antenlerinin yaydığı güç, bu tür bir ısınmaya neden olmak için çok düşüktür. Mobil telefon ve baz istasyonları antenlerinden yayılan RF dalgaların yol açtığı ve halkın etkilendiği güç seviyelerinin düşük doğuma ya da sakat doğuma yol açtığını gösterir hiçbir laboratuvar ve epidemiyolojik kanıt yoktur.

    
Bu konuda Türkiye’de oluşmuş standartlar var mıdır? Belirlenmiş sınır değerler mevcut mudur?
Türk Standartları Enstitüsü, Nisan 1996’da TS ENV 501666-2 Sayı ve “İnsanların Elektromanyetik Alanlara Maruz Kalması – Yüksek Frekanslar (10 kHz- 300 GHz)” başlıklı bir standart yayımlamıştır. Ayrıca TC Çevre Bakanlığı’nın 11 Mayıs 2000 tarihli genelgesi bulunmaktadır. Son olarak, Telekomünikasyon Kurumu tarafından 12.7.2001 tarihli resmi gazatede yayınlanan “10 KHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik” ile Türkiye’de geçerli olan sınır değerleri belirlenmiştir.. Bu yönetmelikte yer alan sınır değerlerin belirlenmesinde ICNIRP Kılavuzu’nda yer alan sınır değerler esas olarak alınmış olup, buna ek olarak her baz istasyonu için ayrıca sınırlama getirilmiştir. Buna göre tek bir cihaz için 400-2000 MHz frekans bandında genel yaşam alanları için Telekomünikasyon Kurumu’nun yönetmeliğinde yer alan sınır değerler, elektrik alan şiddeti için 0,341f1/2 V/m (f = frekans (MHz)), manyetik alan şiddeti için 0,0009f1/2 A/m ve güç yoğunluğu için f/800 W/m2 ifadeleriyle verilmiştir. Verilen sınır değerler altı dakikalık ölçüm sonucunda elde edilecek ortalama değerler içindir.

    
Günlük yaşamımızda kullandığımız cihazlar elektromanyetik enerji yayar mı?
Elektrikle çalışan bütün cihazlar elektromanyetik enerji yayar.

    
Baz istasyonların kuruluşu için izin veren yetkili mercii kimdir?
Baz istasyonları alıcı ve vericiye sahip telsiz sistemleridir. 2813 sayılı Telsiz Kanununa göre Kurumumuzdan izin ve/veya ruhsat alınmadan hiçbir telsiz sistemi kurulamaz ve işletilemez. Baz istasyonlarını kuran işletmeciler bu istasyonlar için il bazında Kurumdan toplu izin almaktadır. Baz istasyonları arı peteği benzeri hücresel yapıda hizmet gördüklerinden; işletmeciler Kurumdan aldıkları toplu izin dahilinde, baz istasyonunun kurulacağı yeri kapsama alanını da dikkate alarak kendileri belirlerler. Telekomünikasyon Kurumu tarafından “Telsiz Kanunu” ve “Telgraf ve Telefon Kanunu”’na dayanılarak çıkarılan ve 12.7.2001 tarih ve 24460 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan “10 kHz- 60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik” gereği baz istasyonlarının da dahil olduğu 5 Watt çıkış gücünün üzerindeki tüm sabit telekomünikasyon cihazları kurulmadan önce Kurumumuzdan ön izin anlamına gelen “Güvenlik Sertifikası” nı almak zorundadır.

    
Baz İstasyon olan bir mevkiiye ikincisinin kurulmasındaki sebep nedir?
Baz istasyonları teknik özellikleri gereği düşük çıkış güçlerinde ve hücresel yapıda çalışmaktadırlar. Bu nedenle kaplamanın sağlanamadığı yerlerde yeni baz istasyonları kurulabilir.

    
Baz İstasyonlarının şehir dışına kurulmayıp da şehir içlerinin tercih edilmesindeki sebepler nelerdir?
Baz istasyonları teknik özellikleri gereği düşük çıkış güçlerinde ve hücresel yapıda çalışmaktadırlar. Bu nedenle şehir dışlarına taşınmaları teknik olarak mümkün değildir. Abone sayısına bağlı olarak her geçen gün sayılarının artması teknik bir zorunluluktur. Baz istasyonlarının sayılarının artması çıkış güçlerinin daha da azalması anlamına gelmektedir. Cep telefonları ile yapılan görüşmeler, baz istasyonları ile cep telefonları arasında karşılıklı gönderilen elektromanyetik dalgalarla sağlanmaktadır. O nedenle cep telefonuyla görüşme yaparken baz istasyonu ne kadar yakın olursa gönderilen elektromanyetik dalga o kadar küçük, ne kadar uzak olursa karşılıklı gönderilen elektromanyetik dalga o kadar büyük olmaktadır. Elektromanyetik dalgaların sağlığa zararları da (tam olarak tespit edilmemesine rağmen) büyüklüğü ile doğru orantılıdır.

    
Güvenlik sertifikası nedir ve verilmesindeki amaç nedir?
Baz istasyonlarının da dahil olduğu sabit telekomünikasyon cihazlarının, kurularak hizmete verilmesi aşamasında, Kurumumuz tarafından 12.7.2001 tarih ve 24460 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan 10 kHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmeliğin limit değerleri ve Güvenlik Mesafesi hesabı kullanılmak suretiyle, sabit telekomünikasyon cihaz ve sistemlerinin civarında insanların emniyet ve güvenle sürekli bulunabilecekleri güvenli alanlar belirlenmektedir. Telekomünikasyon Kurumu tarafından sadece belirtilen limit değerlerin sağlanması değil, sistemin kurulduğu yer ile ilgili ayrıntılı bilgileri içeren teknik dosyaların hazırlanması da istenmektedir (Paratoner, Yetkisiz Erişim, Coğrafi Koordinat, Topraklama, Çıkış Gücü vb.). Konu cihazlara, yapılan değerlendirme sonucu uygun görülmesi halinde faaliyete geçebileceği anlamına gelen (ön izin) Geçici Onaylı bir Güvenlik Sertifikası verilmektedir. Daha sonra Kurum teknik elemanlarınca sistemin yerinde kontrolü yapılmakta ve Yönetmelikte belirtilen teknik kriterlere uygun faaliyette bulunan cihazlara ait Güvenlik Sertifikasının Kati Onayı yapılmaktadır.



Kaynak
TÜBİTAK : http://www.tubitak.gov.tr
Telekomünikasyon Kurumu : http://www.tk.gov.tr/